Bulut Bilişim Teknolojisi

 

Bize kendinizden bahseder misiniz?

 

1961 yılı İstanbul doğumluyum. Lisans eğitimimi Almanya Fachhochschule University of Applied Science Cologne'nde İşletme-Ekonomi bölümünde tamamladım. Yüksek lisans diplomamı London City University'de Bilgisayar Mühendisliği bölümünden aldıktan sonra 1987 yılında Progress Software ile çalışmaya başladım ve 1989 yılında Türkiye’ye geri dönerek Servodata firmasını kurdum. Şu anda da iş hayatımı üç ayrı koldan yürütmekteyim; Servodata Bilgi Teknolojileri an yöneticiliği ve genel müdürlüğünün yanı sıra, ingilterede başladığım akademisyenlik hayatıma Kadir Has Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünde devam etmekte ve Cem Tv’de Bilinen Doğrular adlı programın yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlenmekteyim.
 
 
Bu 25 yıllık süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? Şu anda sağladığınız çözümler nelerdir?
 
 
25 yılda şirket olarak birçok siyasi ve ekonomik kriz atlattık fakat bu krizler hem bizim hem de iş ortaklarımızın büyümesine engel olmadı. 1994, 1997, 2001 krizlerinde büyümeye devam ederek, daha büyük yerlere taşındık. 1989 da Türkiye'ye geldiğimiz zaman bir masaüstü bilgisayar 5-6 bin dolardı ve Türkiye’de bilişime bakış açısı çok daha farklıydı. Bu 25 yıllık süreçte elbet çok şey değişti fakat misyonumuz hep aynıydı; yeni bir bakış açısı yakalamak ve yaptığımız yeniliklerle kalıcı olmak. Sadece ürün ile değil, hizmet ile de farkındalığı yakalayıp, her adımımızda ''Daha iyi nasıl olunabilir sorusuna yanıt aramaktan hiç vazgeçmedik.
 
Su anda Turkcell. Avea. IMKB gibi kuruluşların kullandığı servis °daldı mimari yapısının (Apama) sahibi Progress Software ve Cloud Security
 
ürünü olan Webroot markası ile ça-lışmaktayız. Webroot bu konuda firewall korumasını Buluta taşıyan ilk güvenlik şirketidir. Multimedya çözüm üreticisi Nero ve başarılı doküman yönetim sistemi ile kendisini kanıtlamış olan Nuance ürünlerinin de Türkiye'deki tek temsilcisiyiz.
 
 
Servodata ürünleri sizce neden tercih edilmeli?
Servodata'nın son kullanıcılara ve kurumlara sağladığı güvenlik çözümleri dünya çapında kendilerini kanıtlamış çözümlerdir. Satış öncesi ve sonrası eğitim/destek prosedürlerinin de kusursuz işleniyor olması kurumların yararınadır. Güvenlik çözümleri süreklilik ister. Hiçbir aşamada kullanıcı yalnız bırakılmamalıdır. Aksi halde daha ortama konumlandırma işlemleri yapılmadan zaafların en büyüğü ile karşı karşıya gelinir. Her zaman söylediğimiz gibi öncelik insan faktörünün etkinsiz hale getirilmesidir. Bu da kaliteli ve sürekli eğitimlerle gerçekleşir. Servodata Limited'in diğerleri ile arasındaki en büyük fark budur. Verilen hizmet sürekli ve kalitelidir.
 
 
Son zamanlarda çok tartışılan ve konuşulan Bulut teknolojisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
 
Birkaç yıl öncesine kadar ciddi önyargılarla mücadele eden bulut mimarisi artık Türkiye'deki etkin ve bilinçli IT Yöneticilerinin yakinen takip ettikleri gözde bir platformdur. Bilgi-İşlem yöneticileri ve/veya teknik personeli iş sürekliliğini sağlayabilmek için ciddi gayretler göstermekte, en küçük sorunlar için bile bazen büyük zaman kayıpları yaşamakta. İşte tam bu noktada bulut mimaride hizmet veren bütün ürünler öncelikle IT yükünü ortadan kaldırmakla kendilerini sorumlu hissetmektedirler. Mimari üzerindeki her hizmet ve uygulama ortamdaki teknik servis, gün-celleme ve ortam değişikliklerinden kaynaklanan bütün olumsuzlukları neredeyse sıfır noktasına indirmeyi başarıyor ve bulut mimari adından da anlaşılması gerektiği gibi IT yükünü ve kullanıcı sorunlarını bir bulut parçası kadar hafifletmektedir.
 

Sizce Mobilite ve bulut bilişim gibi günümüzün başlıca trendlerinin güvenlik sektörüne etkileri nelerdir?
 
 
Türkiye’de ki bilgi işlem yapısı sürekli yatırım yapılan bir birim değildir. Teknoloji bir seferde satın alınır ve çok uzun yıllar hatta geçerliliğini kaybetmiş olsalar bile kullanılmaya devam eder. İşte tam bu noktada mobil çözümler ve bulut mimaride çalışan ürünler bu tür bilgi işlem yapıları için biçilmiş kaftan niteliği taşıyor. Çünkü mimari gereği ortamınızda herhangi bir fiziksel ya da yazılımsal ürün kul-lanılmamaktadır. Dolayısıyla zaten yatırım yapılmayan bilgi işlem yapısı için hem fiziksel hem de yazılımsal ürünlerin getireceği güncelleme, teknik destek, eğitim vs. harcamaları tamamen ortadan kaldırıyor. Özetlemek gerekirse taşınabilir hizmet ve bulut mimari sadece güvenlik protokollerini değil hizmet alınan her noktayı kendi canlı ortamlarına taşıyarak son kullanıcının bütün gereksiz yüklerini üstlenmiş oluyor.
 
 
Kurumlarda tam güvenlik sizce nasıl sağlanabilir?
 
 
Çoğu tehdit iç lokasyondaki kullanım verilerini çalmaya yöneliktir. Dolayısıyla kurumların ortamlarını birden farklı metotlarla korumaları gerekir. Standart proaktif koruma yapan anti virüs yazılımları ya da miladı dolmuş firewall çözümleri değil çift taraflı koruma kalkanları geliştirilmiş ve sezgisel yapısı insan yönergelerine bırakılmış uygulamalar tercih etmelidir. Lokasyondaki mevcut verilerinizi koruyabilmeniz içinde DLP ( Data Loss Prevention ) uygulamalarınızın konumlandırılmış olması gerekmektedir. Bu gibi detayların yanında yine ortamınıza konumlandırdığınız firewall cihazları/yazılımları da güncelliğini ve koruma ilkelerini kanıtlamış olmalıdır. Aksi halde ortamınızda tuttuğunuz her ürün size gereksiz yükler getirecektir.
 
 
Güvenlik sektörü için gelecek öngörüleriniz nelerdir, kurumlar kendilerini bu geleceğe nasıl hazırlamalılar?
 
Bütün güvenlik protokolleri önü-müzdeki yıllarda istinasız bulut mimaride çalışan hizmetler üzerine taşınacaktır. Servodata olarak piyasada gerçekleştirdiğimiz yüzler-ce toplantı ve seminerler gösteriyor ki dünyanın yükselen trendi artık Cloud Computing... Distribütörlüğünü yapmakta olduğumuz Webroot, kullanıcıların beklentilerini yakından takip ederek SecureAnyWhere ürününü ortaya koydu. Bir güvenlik yazılımı hayal edin. Hiçbir sistem gereksinimi olmayan, network kullanımlarında yükü %5’lere kadar düşüren, yönetimi kolay olan ve hiçbir teknik destek ihtiyacı doğur-mayan bir ürün...
Öncesinde teknolojilere ayak uydur-mak için büyük yatırımlar yapılır ve sıkıntılı geçiş süreçleri yaşanırdı. Ancak bulut mimarinin aktif olarak pazara sunulmasıyla çok düşük maliyetlerle ve süper hızlı geçişlerle teknolojinin sunduğu son noktaya erişim sağlamanız mümkün oluyor. Kısacası Bulut Mimari 'de hizmet veren güvenlik prosedürleri için şirketlerin sadece karar vermesi yetiyor. Sıra dışı ortam değişiklerine ve işletmenize ağır gelecek yatırımlara ihtiyacınız kalmıyor.
 
 
Progress Software'deki son yenilikler nelerdir?
 
Progress Software Türkiye olarak 2012 yılına yeni OpenEdge' 11.0 versiyonu ile giriş yaptık. OpenEdge 11.0 iş ortaklarımızın ve müşterilerimizin heyecanla beklediği bir versiyondu. Bu versiyon ile birlikte müşterilerimiz çoklu platform ve aygıtlar arasında güvenli bir şekilde iş süreçleri ve entegrasyon yeteneklerini birleştiren dinamik çözümler geliştirilebiliyorlar. Ayrıca bu yeni sürüm, şirket içi veya bulutta dağıtma tercihinize göre, %40 daha verimli ve rekabet karşısında %30 daha maliyet tasarrufu sağlayan tek tümleşik geliştirme platformu su-nuyor ve müşterilerimizin büyüme hızınızdaki artışına büyük ölçüde yardımcı oluyor.
 
Progress Software olarak bizim "Başarıya Giden Yedi Kilit Nokta" adını verdiğimiz bir yapımız vardır ve OpenEdge 11.0 yeni özellikleri ve sağladığı faydalan ile müşterilerimizin ve çözüm ortaklarımızın çok hızlı ve etkin şekilde ileri düzey Duyarlı İş Uy-gulamaları yaratabilmeleri için en uygun ortamı oluşturmayı amaçlar. Bu özellik, rakipleri ile arasındaki en belirgin fark olan hızlı uygulama geliştirmeyi, iş süreçleri yönetimi pazarında da sürdürmesini sağladı.
 
 
Ayrıca geçtiğimiz yıl OpenEdge eğitimlerini web üzerine taşımıştık ve çok başarılı bir şekilde eğitimlerine hız kesmeden devam ediyoruz.
 
 

 

Eğitim videolarımızı izlemek için tıklayınız.
Basın ve Medya ile ilgili haberler için tıklayınız.
Referanslarımız için tıklayınız.